Çevremiz, kültürel ve sosyal değerlerle geleceğimize hükmeden, bizi tarif eden sosyal-kültürel alışkanlıklarımızın bütünüdür. Doğa; deniz, ormanlarımız, nehirlerimiz… Hatta rüzgarımız dahi bizim sosyal- kültürel çevremizi biçimlendirir.

Bizim doğadan beslendiğimiz kadar doğa da bizim yarattığımız kültürel ve fiziki ortamdan beslenir. Beslenme alışkanlıklarımız, geleneklerimiz, davranış eğilimlerimiz doğaya sunduğumuz en önemli besinlerimizdir.

Ancak artık çevremiz bizi tarif etmiyor. Binlerce yıl gecenin, yağmurun ve tohumun izini süren, doğanın bilgeliğine sığınan Yörükler ne yazık ki iklim değişikliğine yenik düştüler. Zamansız meyvelerini atan ağaçlar, sular altında kalan tarlalarda çürüyen tohumlarla baş başa kaldık.

İnsanlık tarihinin en erken aşamalarından geçen Güney Ege kıyılarında, iklimsel değişikliklere uyum sağlayan insanoğlu bugüne kadar başarıyla gelebildi. Peki ya bundan sonrası? Uyum sağlayabilecek miyiz?

Doğa karşısında çaresiz kalmamak için yörenizde neler olduğunu bizimle paylaşır mısınız?

“Bu internet sitesi Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı kapsamında Avrupa Birliği desteği ile hazırlanmıştır. İçeriğin sorumluluğu tamamıyla GÖKOVA KADIN ÇEVRE VE İŞLETME KOOPERATİFİ’ne aittir ve AB’nin görüşlerini yansıtmamaktadır.”